Özel Arama






Click here for




*** Bir pembe gül düşün *** Henüz tomurcuk dalında *** Gül benim olmasa da *** Gönül ister solmasın *** Kokusu yaprağından *** Düşen bir çığ tanesi *** Düşen ben olmasam da *** Gönül ister solmasın *** Yağmur küsmesin ona *** Baharı yasasın hep *** Sonbahar hiç olmasın *** Dökmesin yaprağını*** Kimseler koparmasın *** Gül benim olmasa da *** Gönül ister solmasın *** *** A Y D I N ***




*** A Y K A R A 5 8 ***


***
YAPRAK AGACTAN,GUL DALINDAN,SEVGI ISE KALPTEN KOPUNCA KURUR.
***
YAPRAK YESERIR,GUL TEKRAR ACAR AMA
***
KALP BIR DAHA SEVEMEZ
***
SEVGİYLE KALIN ***
***
Yürek umutlara gebe olduğundan beri dostluklar ayrılıklara yenik düşmedi.
***
Gönlümüz dar ağacındayken bile ölüme küsüp dostlarımızı sevmeyi bildik biz.
***


***
Yorumlarınızı ve Değerlendirmelerinizi bekliyorum.

***

Yorum ve değerlendirmelerinizi Yorum Yazdan veya Mesaj Kutusundan Yapabilirsiniz.
***

*** A Y D I N ***

HOŞ GELDİNİZ





*** ÖYLE UZAK Kİ YERİM *** UZAKLARI AŞIYOR *** BÜTÜN ÖZLEDİKLERİM *** BENDEN AYRI YAŞIYOR *** YA HER ŞEYİM *** YA HİÇİM *** SORUN DÜNYA NE BİÇİM *** BİR KÖR DÜĞÜM Kİ İÇİM *** ÇÖZDÜKÇE DOLAŞIYOR *** A Y D I N ***















Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

2/6/2008 • Kategori: SIIR

          31.05.2008 TARİHİNDE SAYIN YAVUZ BÜLENT BAKİLER ÜSTADIN SİVAS'TA ŞİİR DİNLETİSİ VARDI. KATILMA FIRSATI BULDUM. 2 YIL ÖNCEDE BİR DİNLETİSİNİ DİNLEMİŞTİM.

         ORADAN ESİNLENEREK BİR KAÇ ŞİİRİNİ BURADA SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM. 

 



Yavuz Bülent Bakiler 23 Nisan 1936 yılında Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta yaptı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'den mezun oldu. Mezun olduktan sonra bir süreliğine Ankara Radyosu'nda çalıştı. Daha sonra Kültür Bakanlığı müsteşar yardımcısı olarak görevlendirildi. Gazetecilik, yöneticilik, avukatlık ve Sivas milletvekilliği yaptı. Hisar dergisi şairleri arasında yer aldı.

Geleneksel şiirimizin öz ve şekil özelliklerini kendi şiir potasında eriterek kişiliğine kavuştu. Şiirlerinde, Anadolu'ya, Anadolu insanına eğilmiş, onların sorunlarını yapıcı bir tavırla dile getirmiştir. Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu vardır. Milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır. Bu tarafı ile, Arif Nihat Asya'nın milli havası, mistik şiirine yakın görünmektedir.

 


ANADOLU

 

    Ben Anadoluyum...
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç...

Şükrederek, kalktığım sofralarımda
Ya soğan ekmek olur, yahut bulamaç.

Hastalarım ölüm yataklarında
Ne doktor yüzü gördüm, ne ilaç.

Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum,
Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç...

Devlet denince hep vergi geldi aklıma
Jandarma deyince kırbaç...

En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gitti
Üç beş adım ötesinde toprağım vardı kıraç.

Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında
Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç...

Savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara
Barışta düştü üstüme gölge gölge haç...

Yolsuz, okulsuz köylerim, kasabalarım hâlâ
Alın terine muhtaç...

Ben Anadoluyum, acılı, mahzun;
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç...

 

Yavuz Bülent Bakiler

 

SULTAN ŞEHİR (SİVAS)

 

Ne güzel seni sevmek böyle uzaktan

Ve seni düşünmek bir çocuk hevesiyle

Her sabah yeniden ezan sesiyle

Müslüman Müslüman uyanan şehir.

 

Bir Selçuklu nakışında seni bulmak ne güzel

Ne güzel seni duymak bir ney sesinde

Şems-i Sivasî'nin mübarek türbesinde

Kandil kandil yanan şehir.

 

Halayların, türkülerin çağırır beni uzaktan

Yüreğim hep Mısmıl ırmak gibi tertemiz

Nerde Çifte Minare'miz, Gök Medrese'miz

Ey sımsıcak dualarla maziyi anan şehir.

 

Alacakaranlıkta yoksul kağnılar

Ağlar inim inim senin yerine

Tozlu sokaklarına ve kerpiç evlerine

Bakarak kendinden utanan şehir.

 

Tozunla, toprağınla, yoksul kağnılarınla

Sekiz ay erimeden yerde kalan karınla

Ve soğuk sularınla, serin rüzgârlarınla

Gözümde tütüyorsun can şehir.

 

Bir gün bir derviş gibi çıkıp gelirsem eğer

Görürsem bir daha gönül gözüyle seni

Anla bir rüzgâr gibi yüreğimden geçeni

Ve sonra anam gibi sar beni Sultan şehir

 

Yavuz Bülent BAKİLER

 

ILGAZ DAĞINDAN BİR GÖRÜNÜM

 

ANADOLU ACISI

 

Anadolu, Anadolu, an Anadolu!...

Bir yanında güzellik, incelik ve nur...

Bir yanında bin yıldan beridir süregelen

Toz toprak, tezek, çamur...

 

İnsanlar gördüm sende: imbikten geçmiş gibi

Yüreklerinde sıcak, misilsiz bir merhamet

İnsanlar gördüm yine: hayın, cahil, asabî...

Taş Devrini yaşayan bir kaba kuvvet.

 

Sivas'ta, Divriği'de, Erzurum'da, Konya'da...

İnce sütunlar gördüm, şadırvanlar, kubbeler...

Bir yanda oya gibi işlenmiş pembe mermer

Öte yanda öbek öbek, çirkin, kaba, şekilsiz

Kerpiçten harabeler...

 

Bağışlasın şimdi bizi, vatan uğruna

Şehit düşen yüz binlerce adsız kahraman

çünkü seller bir yandan götürür toprağımı

Rüzgârlar bir yandan...

 

Unutulmuş Türklüğün ceylân yürekli töresi

Çiğnenmiş İslâm'ın koyduğu yasaklar.

Bir avuç buğday, bir tutam ot, bir karış toprak için

Konuşur mavzerler, bıçaklar...

 

Ve dul kalır kadınlar bir hiç zyüzünden

Vurulur gelinler telli duvaklı.

Bir ağıt başlar sonra yetim kalan evlerde

İnce, uzun, ağlamaklı.

 

Anadolu, Anadolu, âh Anadolu

Böyle görmeseydim seni, böyle tanımasaydım

Yüreğim olmasaydı binbir yerinde...

Yaşasaydım seni acı duymadan

Anamın Azerî türkülerinde.

 

Yavuz Bülent BAKİLER

 




Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

« Önceki ::



Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us



Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

***
Sevgi acıtır insanın canını..
Koca bir delik açar
yüreğinin tam ortasına..
Ya gerçeğiyle kapatırsın
deliği,
ya da elinle....
Ama;
parmaklarının arasından
sızan kanı durduramazsın.
***


***
ÇATIDA KAR OLMASI,
İÇERDE ATEŞ OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ.
***


***
Aşk dudaklarındaki kahkaha değil,
gözlerindeki yaştır.
Maksat sevgi uğruna ölmek değil,
uğruna ölecek sevgili bulmaktır!
***

Image Hosted by ImageShack.us





ESMA-UL HUSNA